KBB-Forum 2002 , Cilt 1, Sayı 1

LARENGOFARENGEAL REFLÜ

Dr.İrfan YORULMAZ
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, KBB Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye Gastroösefageal reflünün (GÖR) atipik klinik şekillerinden biri olan larengofarengeal reflü (LFR), mide içeriğinin öğürme veya kusma olmaksızın üst ösefageal sfinkterin üzerine erişecek şiddetteki geri kaçışıdır. Mide içeriğindeki asit ve pepsinin larenks, trakea, farenks ve oral kavite mukozası ile teması, üst solunum ve sindirim sisteminde non-spesifik irritasyon semptomlarına ve mukoza lezyonlarına neden olabilir. GÖR’ün tipik semptomları olan retrosternal yanma ve regürjitasyon, LFR ile ilişkili semptom ve lezyonları nedeniyle Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları uzmanlarına başvuran hastaların çoğunda yoktur. LFR tanısına dikkatli bir semptom sorgulamasına, larenksin detaylı olarak incelendiği tam KBB muayenesine, reflüyü tepit etmeye ve ölçmeye yönelik laboratuar incelemelerine ve gerektiğinde ampirik reflü tedavisine alınan cevaba ait bilgilerin sentezi sonucunda ulaşılabilir. LFR ile ilişkili semptomları olan hastalarda ösefajit nadir olduğundan, ösefagoskopi ve baryum kontrastlı ösefagogramlar ancak tipik reflü semptomları da bulunan hastalarda tanıya katkıda bulunabilir. LFR tanısı için en yüksek sensitivite ve spesifiteye sahip test yöntemi 24-saatlik, iki kanallı ösefageal pH monitörizasyonudur. pH monitörizasyonunun sonuçları değerlendirilirken, incelemede teknik zorluklar bulunduğu ve hastalarda reflü özelliklerinin çok değişken olabileceği dikkate alınmalıdır. LFR’nin intermittan karakterli olduğu hastalarda, incelemenin yapıldığı gün olmadığı taktirde, pH monitörizasyonu reflüyü tespit etmesi mümkün olmayabilir. Reflünün davranışına ait değişkenlikler olması ve ideal bir tanı yönteminin bulumaması nedeniyle, ampirik deneme tedavisine alınan cevabın değerlendirilmesi, LFR’de geçerli bir tanı yöntemidir. Medikal tedavide yaşam tarzında ve günlük alışkanlıklarda yapılan sosyal düzenlemeler ile, asit supresyon tedavisi uygulanır. LFR için asit supresyonunda proton pompa inhibitörleri, H2 reseptör blokörlerine göre daha yüksek tedavi başarısına sahiptirler; tedavi süresi üç aydan kısa olmamalıdır ve çift dozda (2x30 mg lansoprazole veya 2x20 mg omeprazole) kullanılmalıdırlar. Farmakolojik tedaviden yarar görmeyen, tedavi kesildikten sonra semptom ve bulgularında sık nüksler görülen, şiddetli reflüye bağlı üst solunum sistemi komplikasyonları bulunan hastalarda anti-reflü cerrahi tedavi endikasyonu vardır. Cerrahi tedavide en sık kullanılan yöntem Nissen fundoplikasyondur ve laparoskopik olarak da uygulanabilen bu operasyonla elde edilen başarı oranları yüksektir. Anahtar Kelimeler : larengofarengeal reflü, gastroesophagal reflü